13 Mayıs 2010 Perşembe

bir gün bir kitap okudum....




hep aynı muhabbet döner durur: bu bir aşk filmi/romanı değil, aşk üzerine bir film ya da aşk üzerine roman. nedense bir merak fitili ateşleniverir ben de. izlemek, okumak, tadına bakmak isterim. bi zamanlar acımış kuyruğum yeniden belli ediverir kendini. aklım geçmişe döner.

iklimler'de böyle bir kitap işte. anlatılan bir aşk hikayesi değil. aşk üzerine, aşkın kudreti, sıfırlanan ben'lik, "o" üzerine bir hikaye. (canım Maurois, bu kitabı yazarken ne haldeydin, nasıl bir acı sana bu satırları hediye etti acaba?!)

tesadüfen elime geçen bu roman, mest etti beni. ilk cümlesine takılmadan, şimdi ne olucak telaşıyla gözlerimi yormadan, ağır ağır ve yaşayarak okudum iklimler'i . ismi de öyle güzel ki..

kitap biter, ızdırabı bitmez. işte o cümle:

"kaderlerimizle arzularımız, hemen hiç bir zaman bağdaşmıyordu.."





nosta, aşkın içinde kaybolmuş, umut ve mutsuzluk arafında kalmış, eski kitap ve meyankökü kokan bir iklimden bildirdi..

elden gelirse şimdi mutlu mutlu kalın!

2 yorum:

  1. bilmem mi?
    asıl mutluluğa hayatta kalmayı öğretmek lazım! birazcık da o alsın ağzının payını (:

    YanıtlaSil